Kripto Para Anonim mi Kalmalı, Yoksa Düzenleme Şart Mı?

Kripto Para Anonim mi Kalmalı, Yoksa Düzenleme Şart Mı?

Türkiye’deki Thodex krizi sürerken, ABD Başkanı Joe Biden’ın sermaye kazançlarına yönelik vergi planı konuşulurken, Kripto paralar geleneksel finans sistemini yerle bir edebilecek mi, altın gibi önemli bir yatırım aracı olabilecek mi yoksa yakın geçmişin başka bir balonu olarak tarihe mi geçecek?

İçindekiler

Türkiye’nin en büyük kripto para borsalarından biri olan Thodex’in sitesini kapatıp, CEO’sunun ülke dışına kaçması, yüzbinlerce mağdur yarattı. Thodex kurucusu ve CEO’su Faruk Fatih Özer’in geçtiğimiz günlerde Twitter hesabı ve Thodex sitesi üstünden, kaçmadığını ve geri dönüp mağduriyetleri gidereceğini açıklamasına karşın gelen giden hiç kimse yok. MASAK şirketin hesaplarına hemen el koyarken ve bunun yanında işyerinde arama yapılan şirketin, 60’ın üstünde çalışanı gözaltına alındı.

O sırada İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı, yurt dışına kaçan Özer ile alakalı ‘kırmızı bülten’ çıkarılması amacıyla harekete geçti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Özer’in yakalanması amacıyla Arnavutluk İçişleri Bakanı Bledar Cuci ile telefonda görüştü. Bakan Soylu, Thodex’le alakalı dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, şimdilik krizin maliyetini bilmediklerini söyledi. “Günler geçtikçe bunun etkilerinin ne bulunduğunu hep birlikte göreceğiz. Tabii bu hadise duyulur duyulmaz lüzumlu hukuki ve ihtiyati tedbirler alındı” diyen Soylu, Thodex’in yöneticisi Faruk Fatih Özer’in bankalardaki 31 milyon lirasına el konulduğunu açıkladı. Tabi bu olaylar yaşanırken bir de VeBitcoin adlı bir başka borsa da kepenk indirdi. Şirketin sahibi ve CEO’su İlker Baş’ın Vergi kaçakçılığı yaptığı ve yasa dışı bahis çetesi liderliğinden zamanında yargılanıp serbest kaldığı ortaya çıktı.

thumbnail
Önerilen Yazı
İnternet Beklentileri Karşılamadı, Peki Geleceğin Yolu Nedir?

Biden piyasalarda kaygı yarattı

Kripto paralardaki tek problem bu da değil. Bir haftadır revizyon trendine giren kripto paralara bir tekme de ABD Başkanı Joe Biden’dan geldi. Biden’ın sermaye kazançlarına yönelik vergi planının oluşturduğu kaygı, kripto para pazarlarında çok ciddi satış dalgasına sebep oldu. Bitcoin 50 bin doların altına gerilerken, Ethereum’da kayıp yüzde 12’ye yaklaştı. Geçen hafta 64 bin dolardan 54 bin dolara kadar gerileyen Bitcoin, yüzde 10’un üstünde düşüşünü sürdürdü. Analistlerin ‘piyasa düzeltmesi’ olarak lanse ettiği düşüşler ile kripto para pazarlarının toplam hacmi 2 trilyon doların altına geriledi. Bitcoin’in pazar hacmi ise 1 trilyon doların aşağısına indi.

Kripto paraların gerçek yatırımcıları, bu düşüşlerin geçici bulunduğu düşüncesinde birleşiyorlar. Tüm yaşanan krizlere karşın uzmanlar, kripto paralar geleceğin ödeme vasıtaları olarak öne çıkacağı hususu ile alakalı hem fikirler. Bitcoin başta olmak üzere kripto paraların yatırım aracı mı, yoksa değiş tokuş yani para mı olduğu hususu ile alakalı tartışmalar sürüyor. Ancak ortak düşünce acilen regülasyonlar getirilmesi yönünde.

Tüm bu olaylar 2009’da başladı

2009 senesinde Bitcoin ağının başlatılmasıyla sahip olunan para sistemine bir seçenek olarak hayatımıza giren kripto para birimleri, gün geçtikçe hem şahsi hem de kurumsal olarak ilgi çekmeye devam ediyor. Satoshi Nakamoto takma adlı şahıs ya da şahıslar bu işin merkezinde. 2009 yılında pazara sürülen Bitcoin, merkeziyetsiz yapısı, kullanıcılarına sunduğu gizlilik ve sınırlı rezerviyle ilgi çekiyor. Bitcoin’in doğuşundan itibaren detaylı tekniklerle pazara sürülen ve altcoin olarak adlandırılan diğer kripto para birimleri de bir çok irili ufaklı yatırımcıların ilgi odağında. Kripto paraların anonimlik ve merkeziyetsizlik gibi karakteristikleri, geleneksel para pazarına meyda okusa da bu konu kara para aklama ve terör finansmanı gibi küresel tehlikeler teşkil ediyor.

Kontrolsüz ve merkeziyetsiz bir yapıya sahip blok zincir üstüne kurulu olan bu teknoloji, şimdilik hükümetler doğrulusunda bir tarifeye sahip olmasa da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde bir yatırım ve ödeme aracı olarak ilgi çekiyor. Blok zincir, Bitcoin’in altında yatan teknoloji olarak bilinse de şeffaf ve değiştirilemez prosedür bloklarından alana gelen yapısıyla seyahat, emlak, sosyal medya, eğitim, tedarik zincirleri, fon toplama ve finans gibi detaylı sektörde kullanılıyor. Başta Bitcoin olmak üzere kripto para birimleri ise bankalar gibi üçüncü tarafları ortadan kaldırarak daha güvenli ve anonim bir yapı haline dönüşüyor.

Ülkeler düşünce ayrılığında

Kripto paralar her geride bıraktığımız gün daha çok rağbet görürken, finansal otoriteler ise bu hususta düşünce ayrılığında. Bazı ülkeler kripto para birimlerini belirli planlamalar altında tanıyor, diğer kısmı ise yasaklıyor. Türkiye Merkez Bankası bu doğrultuda – bana göre – vahim sonuçlar doğurabilecek, 16 Nisan’da yayımlanan yönetmelik ile kripto para birimlerinin ödemelerde kullanılmasını yasaklarken, bu hamlenin pek sık ele alınmayan diğer bir yönü da var: Merkez Bankası, bu yönetmelik ile bir bakıma kripto para birimlerini finansal bir vasıta olarak tarif ediyor.

2020 ve 2021 rekorlar senesi oluyor

Pandeminin hayatın akışını mühim ölçüde etkilemeye başladığı Mart 2020’de kripto para birimleri uzun bir süredir içerisinde bulunduğu ayı pazarından toparlanmaya başladı. Mart 2020’de 6 bin dolar düzeylerinde seyreden Bitcoin, yeni seneye Ocak ayının ilk günlerinde 30 bin dolarlık yeni rekoruyla başladı. Bitcoin’deki bu hareketlenme, bireysel yatırımcıların pandemi sebebiyle ciddi miktarda darbe alan hisse senedi pazarlarına seçenek getirdi. Bireysel yatırımcıların söz hususu ilgisi ve Bitcoin’deki hareketlenmeye paralel kripto para birimlerine yönelik kurumsal adaptasyondaki artışla Bitcoin bir ay sonra 6 Şubat’ta 40 bin dolarla ikinci tarihinin rekorunu kırdı. Mastercard, Visa ve PayPal gibi şirketlerin platformlarına kripto para sekmesini eklemeleri ve Tesla’nın 1 milyar dolar tutarında Bitcoin satın alması da Bitcoin’in son zirvesini görmesini sağladı: 1 trilyon doların üstündeki toplam pazar hacmiyle Bitcoin, 14 Nisan’da 64 bin 863 dolarla son tarihi rekorunu kırdı. bu yazının yazıldığı saatte ise şu an da 54 bin 700 dolardan işlem görüyor.

Kripto paralara ilgi giderek artıyor

ABD’li analiz ve tetkik şirketi Harris Poll’un 2019’da gerçekleştirdiği bir tetkik, Bitcoin’e en çok 18-34 yaş aralığının ilgi gösterdiğini meydana koyuyor. 2017 ve 2019 senelerini karşılaştıran ankete göre, bilinilirliği her yaş grubunda benzerlik gösterse de 18-34 yaş aralığındaki iştirakçilerin yüzde 59’u Bitcoin’i olumlu bir finansal yenilik olarak görüyor. 65 yaş üstü iştirakçilerin ise yalnızca yüzde 24’ü bu sava katılıyor. Y nesli katılımcıların yüzde 20’si Bitcoin sahibiyken, ihtiyar nüfusun ise yalnızca yüzde 2’sinin Bitcoin yatırımı bulunuyor. Öte yandan, genç nüfusun diğer yatırım vasıtalarına göre Bitcoin’i tercih etmesi ise incelemenin en çok öne çıkan yönü. 18-24 yaş aralığındaki iştirakçilerin yüzde 30’u devlet tahvilleri, yüzde 27’si hisse senetleri, yüzde 24’ü gayrimenkul ve yüzde 22’si ise altın yerine Bitcoin’i tercih ediyor.

Bitcoin’in meydana çıkışından bu yana en süratli adaptasyon gösteren ülke olan ABD’de, vatandaşların yüzde 55’ten çoğu Bitcoin sahibi. Dijital varlık idaresi şirketi Greyscale Investments’ın düzenlediği ankete göre, 2020 senesinde ABD’de Bitcoin yatırımı olan şahıs adedi bir evvelki seneye göre yüzde 19 puan artışla 21 milyondan 32 milyona ulaştı. Yatırımcıların yüzde 63’ünün COVID- 19’un olumsuz etkilerinin sonrasında Bitcoin yatırımı yapmaya karar verdiğini söylemesi de pandeminin ciddi ekonomik etkisini göstermeye başladığı Mart 2020’de finansal pazarlarda görülen sert düşüşten ilk toparlanan pazarının kripto para birimleri olduğunu kanıtlıyor. Öte yandan, Fidelity Investments’ın yaptığı bir diğer anket de ABD’deki kurumsal yatırımcıların yüzde 74’ünün kripto para birimleriyle ilgilendiğini meydana koyuyor. Bitcoin, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CTFC) doğrulusunda emtia olarak sınıflandırılıyor ve ABD Vergi İdaresi (IRS) ise Bitcoin’i bir mülkiyet olarak görüyor ve buna göre vergilendiriyor.

Türkiye kripto para yatırımında dördüncü

Statista’nın 74 ülkede kripto para birimleri adaptasyonuna yönelik gerçekleştirdiği anket de kripto para trendinin devam ettiğini meydana koyuyor. Ankete göre 2020 senesinde kripto para tüketiminin en yüksek bulunduğu ülke yüzde 32 ile Nijerya olurken, Nijerya’yı yüzde 21 ile Vietnam ve yüzde 20 ile Filipinler takip etti. Türkiye ise 1 milyonu aşkın kripto para kullanıcısı ve yüzde 16’lık kripto para tüketimiyle listenin dördüncü esnasında yer alırken, Türkiye’yi yüzde 16 ile Peru, yüzde 11 ile İsviçre, yüzde 7 ile Çin, yüzde 6 ile ABD, yüzde 5 ile Almanya ve yüzde 4 ile Japonya izliyor.

Bitcoin mi yoksa Altın mı?

Kripto para birimleri tüketimi otoritelerin uyarılarına karşın devam ederken, kripto para birimlerinin belirleyicisi pozisyonundaki Bitcoin’in bir para biriminden ziyade yatırım aracı olarak daha yararlı bulunduğu tanınmış görüşler arasında. Uzmanlara göre iki varlık da geleneksel para birimlerinin enflasyon tehlikelerine karşılık yatırımcıların portföylerini çeşitlendirebileceği vasıtalar olarak öne çıkıyor. Ancak bu benzetme kripto para birimleri pazarlarındaki son boğa pazarından kaynaklanıyor. Bitcoin şimdiye kadar kısa sürede kâr etmek isteyenler amacıyla riskli ve spekülatif bir varlık olarak yorumlanırken, altın ise tarihi süresince itimatlı varlık olarak değerlendirildi. Bitcoin’in Aralık 2018’de 20 bin dolar rekorunu kırmasının sonrasında kripto para birimlerini spekülatif yatırım vasıtaları olarak niteleyen JP Morgan analistleri, şimdiyse Bitcoin’in 130 bin dolara kadar yükselebileceği yorumlarını yapıyor.

Düzenlemeler Şart mı?

Thodex olayına geri dönecek olursak savcılık gizlilik kararı aldı. Şirketteki dosyalarda ve kripto para cüzdanlarında ne bulunduğu şimdilik bilinmiyor. Ancak dünyadaki misaller maalesef bu tip hallerde yatırımcının parasını geri alamadığını gösteriyor. Japonya merkezli MTGOX, 2014 senesinde 850 bin adet Bitcoin’i çaldırdığını açıklayıp iflasını istemişti. Yatırımcıların 400 milyon doları kaybolmuştu. Hong Kong merkezli Mycoin, Güney Afrika merkezli MTI, Güney Kore merkezli CoinUp gibi platformlar ise yatırımcılara pazarının üstünde getiri vadetmişlerdi. Ancak hepsi de sözlerini tutamayıp iflas ettiler. Yatırımcıların 1 milyar doların üzerin paraları geri ödenmedi.

TCMB yönetmelikle kripto paraları tanıdı

Türkiye’de şu ana kadar kripto paralar gri bir alanda etkinlik gösteriyordu ama Merkez Bankası’nın Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği’nin 16 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla bu devre sona erdi. Bu yönetmelikle Merkez Bankası kripto para birimlerinin alım satımlarına dair bir planlama getirmezken, bu birimlerin ödemelerde kullanılmasını yasakladı. Ancak gözden kaçan bir diğer nokta da Merkez Bankası’nın bu kararla kripto para birimlerini tarifi oldu. 30 Nisan’da yürürlüğe girecek olan yönetmelikte kripto varlıklar, “Dağıtık defter teknolojisi ya da benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üstünden dağıtımı oluşturulan, ama itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet ya da diğer sermaye pazarı aracı olarak nitelendirilmeyen gayri parasal varlıkları ifade eder” olarak tanımlandı.

Kripto varlıkların rastgele bir planlama ve kontrol mekanizmasına tabi olmaması, merkezi bir otoriteye sahip olmaması, pazarın volatil olması, anonim yapıları sebebiyle yasadışı etkinliklerde kullanılabilmesi, cüzdanların çalınabilmesi ve prosedürlerin geri dönülemez kalitede olması gibi sebeplerle ödemelerde yasaklandığı vurgulandı. “Bu varlıkların ödemelerde kullanılmasının, yukarıda anlatılan sebeplerle prosedürün tarafları yönünden telafisi olası olmayan mağduriyetler yaratma olasılığı bulunduğu ve bu alanda sahip olunan ve sarf edilen teknik vasıtalara karşı itimat zafiyeti meydana getirebilecek sebepler içerdiği düşünülmektedir” denilen Merkez Bankası açıklamasında ilaveten şu ifadeler yer aldı: “Ödeme hizmeti sağlayıcıları, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların direkt olarak ya da dolaylı olarak kullanılacağı bir şekilde iş modelleri geliştiremez, bu tür iş modellerine dair rastgele bir hizmet sunamaz. Ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlıklara dair alım satım, saklama, aktarma ya da ihraç hizmeti yayınlayan platformlara ya da bu platformlardan yapılacak fon aktarımlarına aracılık edemez.”

Küresel çapta resmi bir tanım yok

Bitcoin’in para mı yoksa yatırım aracı mı bulunduğu yönündeki tartışmalar devam ederken, şimdilik küresel olarak resmi bir tarifeye sahip olmayan kripto para birimleri hususu ile alakalı merkez bankası otoriteleri bir hususta hemfikir: “kripto paralar gerçekte para değil.” Aralarında ABD, Avrupa Birliği ve Çin’in bulunduğu merkez bankaları yetki sahipleri ilaveten kripto para birimlerinin planlama olmadan sahip olunan spekülasyon tehlikelerinin devam edeceğini düşünüyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) Jerome Powell, geride bıraktığımız aylarda bugüne kadar dijital para birimlerinin, “iyi birer değişim deposu” olamadıklarını vurguladı ve bu birimlere dair planlamaların şimdilik olması gerektiği düzeylerde olmadığına ilgi çekti. Powell, Bitcoin gibi diğer gelişmekte olan özel sektör para birimleri doğrulusunda motive edilmediğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde kripto para birimlerinin “komik bir şey” bulunduğunu söyleyerek, Bitcoin’in suç prosedürlerini basitleştiren bir rol oynadığını söyledi. Öte yandan Çin Merkez Bankası (PBoC) ise kripto paraların bir para birimi statüsünde değil, bir seçenek yatırım aracı statüsünde bulunduğunu ve bundan dolayı bu şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Kripto varlıkları tanıyan ve yasaklayan ülkeler

Bitcoin ve kripto para birimlerinin görece kabul edilebilir bulunduğu ülkeler arasında; kripto para birimi işletmelerinin meşru olarak etkinlik göstermesine izin veren ama Bitcoin’i meşru bir para olarak tarif edemeyen İngiltere, ödemelerde Bitcoin kabul eden 25 bin işletme ve kripto paradan kripto paraya prosedürlere vergi uygulamayan Fransa, Bitcoin’i bir ödeme aracı olarak tanıyan Almanya, kripto para birimlerinin regülasyonunu meşrulaştıran Güney Kore ve Bitcoin’i bir değiş tokuş aracı olarak kabul eden ve sektörü dünyada ilk regüle eden Malta gibi ülkeler yer alıyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi ülkeler ise Bitcoin başta olmak üzere kripto para birimlerinin sahip olunan geleneksel finans sistemine zarar verilen ve meşru olmayan prosedürlere ön ayak bulunduğu gerekçesiyle sektöre seneler içerisinde detaylı yasaklar uyguladı.

Devletler adil ve şeffaf planlamalar yapmalı

Önümüzdeki devrede planlamalar çıktıkça şunlar tabi yatırımcıları korkutacak ve ürkütecek ama daha sonra uzun vadede tekrar kripto paraların gerçek tarifleri meydana çıktığı vakit kripto paralar dünyanın finans sistemini ne kadar etkilerse o kadar yer bulacak ya da planlamalarda kısıtlanmaya çalışılacak. Tabi bu halde da şayet çok yasakçı planlamalar gelirse devletlerin oradaki birtakım inovasyonları ya da kazançları refah ve inovatif teknoloji olarak kendi toplumlarına yansıtmaları gerekiyor. Bunu yapamadıkları takdirde tekrar kripto paralara ya da varlıklara tesiri olacaktır zira teknolojik olarak bu engellenemediği prosese kesinlikle bypass mekanizmaları bulunacaktır. Devletlerin bu alandaki inovasyonlardan faydalanarak kendi sistemlerinde de oradaki eleştiriler yönünde daha adil, şeffaf ve toplumu kapsayıcı planlamalara gitmeleri.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Dergimize ara ara uğrayıp çıkan Ya da dergimizin müptelası olup isminin görünmesini istemeyen yazarlarımızın yazıları Konuk Yazar kısmında yer almaktadır.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir